Audiobook
We may earn a commission. Learn more.
Muhafazakar Düşünce Dergisi Sayı 13-14 Toplumsal ve Siyasal Boyutuyla EDEBİYAT
Değişim sancıları ve kimlik krizi yaşayan bütün toplumlarda, yazar ve şairler, kendilerine edebiyatın dışında da roller biçerler; aynı zamanda ya inkılâpçıdırlar yahut ahlâkçı, ya “ilerici”dirler yahut “muhafazakâr”; yani dolaylı veya dolaysız, mutlaka siyasetle ilgilenirler. Çünkü gidişat karşısında kendilerini sorumlu hisseder, romanın, hikâyenin, şiirin vb. diliyle doğru bildiklerini söyleyerek, hatta bazan siyasete bizzat girerek ya iktidarın yanında yahut karşısında yer alır, yanlışları düzeltmeye, eğrileri doğrultmaya çalışırlar. Onların bu gayretleri zaman zaman estetik kaygılarının bile önüne bile geçebilir. Diktatörler, “şef”ler, eylem adamları, hatta demokrasilerde siyasî parti liderleri, başta şair ve yazarlar olmak üzere bütün sanatçıları yanlarında görmek istemiş, onları “ideoloji”nin, “devrim”in, “parti”nin vb. taleplerine uygun eserler vermeye zorlamışlardır. Elbette hiçbir gerçek yazar siyasete bu şekilde, yani zorlanarak müdahil olmayı istemez. Ancak edebiyatı siyasetten soyutlamak da mümkün değildir; sanat ve edebiyat adamları, isteseler de istemeseler de, geçmişin ve içinde yaşadıkları ânın şartlarına bağımlıdırlar. Özellikle modern toplumlarda, siyaset, devleti yönetmeye talip olan siyasî partilerin sınırlarını çoktan aşmış, sivil inisiyatifler de en az siyasî partiler kadar etkili olmaya başlamışlardır. Kısaca söylemek gerekirse, insanların bulunduğu her yerde siya-set vardır. Herhangi bir şekilde susturulan, bastırılan kalabalıkların homurtuları bile bir çeşit siyasettir. Yazar, Robenson gibi tek başına bir adada yaşamıyorsa, sorumluluk hissediyor, fikrini söylüyor, gelecekle ilgili hayaller kuruyor, itiraz ediyor, eleştiriyorsa, siyasetin içindedir.
No reviews yet.
Be the first to write one.
No highlights yet.
Be the first to share one.