Reviews

** spoiler alert ** Bir şeyi ne zaman öğrenmiş oluyoruz? Ne kadar önemli olduğunun farkında oluyor muyuz sadece duyarak? Bir klon olduğunuzu, hayattaki amacınızın başkalarına organ bağışı yapmak için var olmak olduğunu bilseniz bu durum sizi ne kadar etkilerdi? Sizin gibi insanların arasında yaşayıp bu bilgiler söylendiği zaman çok da önemli değilmiş, normalmiş gibi önemli başka şeyler söylenirken söylenirse buna ne kadar dikkat edebilirsiniz? Önemsizmiş gibi söylenen şeyin ne kadar önemli olduğunu o an fark edebilir misiniz? Yazarın sordurttuğu sorulardan bazıları bunlar. Slice of life denebilecek bir kitap. Okurken bir şey hissettirmedi. Sürekli eksik bir şeyler varmış gibi bir his vardı içimde. Karakterlerin sadece dış dünyası varmış gibi. Her ne kadar iç dünyaları da anlatılmış olsa da karakterlerin yeteri kadar derin bir kişiliğe sahip değildi. Bu eksik hissetmenin bir başka sebebi de muhtemelen alışmış olduğum "kahramanın bir şeyleri değiştireceği" fikriydi. Kitabın son sayfalarına yaklaşırken bile böyle bir eylem bekliyordum ana karakterlerden. Fakat o ana kadar zaten karakterlerin "önceden belirlenmiş kader çizgilerini" terk etmediğini biliyordum. Buna rağmen son anda bir şeylerin değişme ihtimali olacağı aklımın bir köşesinde duruyordu. Ve tabiki de karakterler böyle bir eylemde bulunmadı. Hayatı, sistemi, düzeni değiştiren insan(lar) anlatılmıyor. Tam tersine, kaderini kabullenenlerin öyküsü anlatılıyor. Böyle olmasını pek beğenmiyor olsam da okumak garip, farklı bir tecrübeydi.

I'M SO SAD

asıl üzerinde durulması gereken kısım hariç her şeyin gereksizce detaylandırıldığı bir kitap olduğunu düşünüyorum. sevmedim. elimde haftalar boyu sürünmesinin başka bir açıklaması da yok sanırım. :/










